Cilt neden makyaj kusar ?

Sena

New member
Cilt Neden Makyaj Kusar? Bir Akşamın Ardından Anladığım Gerçek

Cilt Neden Makyaj Kusar? Bir Akşamın Ardından Anladığım Gerçek

Geçenlerde başıma gelen bir olayı burada paylaşmak istedim. Çünkü uzun zamandır “Cildim neden makyajı kusuyor?” diye düşünüp duran biri olarak, sonunda meselenin yalnızca kullandığım fondöten olmadığını fark ettim.

O gün önemli bir davete gidecektim. Hazırlanırken aynanın karşısında her şey yolunda görünüyordu. Nemlendirici, güneş koruyucu, fondöten, kapatıcı… İlk on dakika kusursuzdu.

Sonra burnumun kenarında küçük küçük parçalanmalar başladı.

Bir süre sonra yanaklarımda fondöten sanki derinin üzerinde oturmak yerine deriden uzaklaşmaya başladı. Alnımda minik topaklanmalar vardı. Kapatıcı göz altlarımda çizgilere doldu. Aynaya biraz daha yaklaşıp baktığımda yüzümün üzerinde makyaj değil, adeta küçük bir coğrafya oluşmuştu.

İlk tepkim klasik oldu:

“Bu fondöten kesin bozuk.”

Tam o sırada arkadaşım Kerem geldi. Ona durumu gösterdim.

Kerem aynaya baktı, sonra masanın üzerindeki ürünleri tek tek inceledi.

“Bence bunu sistematik çözelim,” dedi. “Bugün ne sürdün, hangi sırayla sürdün, ne kadar bekledin, hangisini değiştirdin?”

Gülmeye başladım.

Çünkü ben o ana kadar cildimi bir problem gibi değil, biraz nazlı bir arkadaş gibi görüyordum.

Kerem ise olaya adeta bir proje yönetimi meselesi gibi yaklaşıyordu.

Birkaç dakika sonra Derya da yanımıza geldi. Yüzüme baktı ve ilk söylediği şey bambaşkaydı:

“Canın sıkılmış belli. Ama belki de cildin sana bir şey anlatmaya çalışıyordur.”

İşte hikâye tam burada başladı.

Cilt Gerçekten “Makyaj Kusar” mı?

Öncelikle günlük dilde “makyaj kusması” dediğimiz şey, tıbbi bir tanı değil. Genellikle fondötenin yüzeyde topaklanması, pul pul görünmesi, çizgilere dolması, ayrışması veya birkaç saat içinde yer yer kaybolması için kullanılan oldukça yerinde bir ifade.

Bunun tek bir nedeni yok.

Cildin kuruluğu, fazla sebum üretimi, kullanılan ürünlerin birbiriyle uyumsuzluğu, çok fazla ürün uygulanması, yeterince beklenmemesi, cilt bariyerinin tahriş olması ve bazı kozmetiklerin gözenekleri tıkaması bu görüntünün arkasında olabilir.

Amerikan Dermatoloji Akademisi, akneye eğilimli ciltlerde “non-comedogenic” yani gözenekleri tıkama ihtimali düşük ürünlerin tercih edilmesini ve makyajın yatmadan önce çıkarılmasını öneriyor.

Fakat benim hikâyemde ilginç olan nokta şuydu:

Ben bütün bunları tek bir üründen bekliyordum.

Oysa yüzümde aynı anda beş-altı farklı ürün vardı.

Belki sorun fondöten değildi.

Belki fondöten, yalnızca zincirin son halkasıydı.

Kerem'in “Suçluyu Bulma” Operasyonu

Kerem masaya oturdu.

“Baştan başlayalım,” dedi.

“Yüzünü neyle yıkadın?”

“Temizleyici.”

“Sonra?”

“Tonik.”

“Sonra?”

“Serum.”

“Sonra?”

“Nemlendirici.”

“Güneş kremi?”

“Evet.”

“Primer?”

“Evet.”

“Fondöten?”

“Evet.”

“Kapatici?”

“Evet.”

Kerem birkaç saniye sustu.

“Sen yüzüne makyaj yapmamışsın. İnşaat yapmışsın.”

Derya kahkahayı bastı.

Ama sonra ciddileşti.

“Burada bir şeyi gözden kaçırıyoruz,” dedi. “Ürünlerin çok olması tek başına suçlu değil. Cildin o günkü durumu önemli.”

Bu cümle benim için asıl dönüm noktası oldu.

Çünkü güzellik sektöründe uzun süre bize şöyle bir fikir satıldı: Daha fazla ürün, daha iyi sonuç.

Oysa dermatologların önerileri çoğu zaman daha sade bir rutine işaret ediyor. Amerikan Dermatoloji Akademisi, çok sayıda ürünün özellikle bazı aktif içeriklerle birlikte kullanıldığında tahrişi artırabileceğini belirtiyor. Ayrıca önerilen temel sıra; nazik temizleme, tedavi ürünü gerekiyorsa tedavi, nemlendirici ve/veya güneş koruyucu, ardından makyaj şeklinde.

Yani bazen cilt “Ben daha fazla ürün istiyorum” demiyor.

Tam tersine:

“Biraz beni rahat bırak,” diyor.

Makyaj Neden Birkaç Dakika Sonra Bozuluyor?

Ertesi gün küçük bir deney yaptım.

Aynı fondöteni üç farklı şekilde kullandım.

İlkinde cildimi nemlendirdikten hemen sonra uyguladım.

İkincisinde nemlendiriciyi sürdükten sonra biraz bekledim.

Üçüncüsünde ise daha az ürün kullanıp fondöteni ince bir tabaka halinde uyguladım.

Sonuç şaşırtıcıydı.

İlk uygulamada fondöten daha çabuk parçalandı.

İkinci uygulama daha dengeliydi.

Üçüncü uygulamada ise yüzümde çok daha doğal bir görünüm oluştu.

Burada “beklemek” meselesinin önemini fark ettim. Çünkü bir ürün ciltte henüz oturmadan üzerine başka bir katman geldiğinde, özellikle ürünlerin formülleri birbirleriyle iyi anlaşmıyorsa yüzeyde yuvarlanma ve topaklanma görülebiliyor.

Bazen de problem makyajdan önce başlıyor.

Cilt çok kuruysa fondöten kuru alanlara tutunabiliyor. Cilt fazla yağlıysa makyajın bazı bölgelerde çözülmesi veya ayrışması daha belirgin hale gelebiliyor.

Üstelik tahriş olmuş bir ciltte durum daha da karmaşıklaşabiliyor.

DermNet'e göre kozmetik ürünler tahriş edici kontakt dermatit veya alerjik kontakt dermatit gibi reaksiyonlara neden olabilir. Kızarıklık, kaşıntı, yanma, şişlik ve pullanma gibi belirtiler yalnızca “fondöten kötü durmuş” şeklinde değerlendirilmemeli.

İşte o noktada “makyaj kusması” ile gerçek bir cilt reaksiyonunu birbirinden ayırmak gerekiyor.

Derya'nın Bana Sorduğu Asıl Soru

Derya bir gün kahve içerken bana şöyle sordu:

“Sen neden makyajın yüzünde kusursuz görünmesini bu kadar önemsiyorsun?”

Bir an cevap veremedim.

Çünkü mesele aslında fondöten değildi.

Toplum bize uzun yıllar boyunca “bakımlı görünmek” ile “kusursuz görünmek” arasında güçlü bir bağ kurmayı öğretti.

Makyajın tarihi de yalnızca güzellikten ibaret değil. İnsanlar tarih boyunca yüzlerini, saçlarını ve bedenlerini farklı pigmentler, yağlar ve doğal maddelerle süslediler. Makyaj kimi dönemlerde statünün, kimi dönemlerde toplumsal rolün, kimi dönemlerde ise kişisel ifadenin parçası oldu.

Modern kozmetik kültüründe ise özellikle reklamcılığın gelişmesiyle birlikte “kusursuz cilt” fikri çok daha güçlü hale geldi.

Bir gözenek problem oldu.

Bir sivilce gizlenmesi gereken bir şey oldu.

Kızarıklık kusur sayıldı.

Cilt dokusu neredeyse görünmez hale getirilmek istendi.

Sonra da biz aynaya bakıp “Neden cildim makyajı kusuyor?” diye sorduk.

Belki de bazen yanlış soru buydu.

Belki asıl soru:

“Cildim neden gerçek bir cilt gibi davranıyor?”

Erkekler, Kadınlar ve Aynanın Karşısındaki Farklı Çözümler

Bu olayın bir başka tarafı da arkadaş grubumuzdaki yaklaşım farklılıklarıydı.

Kerem'in yöntemi gerçekten stratejikti.

Ürünleri azaltalım.

Aynı fondöteni kullanalım.

Primeri çıkaralım.
 
Üst